01
Hz. Hüseyin Kimdir?
Hz. Hüseyin (a.s.), Hz. Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) torunu,
Hz. Ali ile Hz. Fâtıma'nın oğludur. Ehl-i Beyt'in en seçkin
temsilcilerinden biridir. Hz. Peygamber'in "Hüseyin
bendendir, ben de Hüseyin'denim" sözüyle vurguladığı manevi
miras, asırlardır müminlerin gönlünde yaşatılır. O, zulme boyun
eğmeyen vicdanın, hakka adanmışlığın ve onurlu duruşun
isimlerinden biridir; adaletin, merhametin ve cesaretin
birleştiği bir şahsiyettir.
Hüseyin, Onurluların Şahı, Özgürlerin İmamıdır…
02
Kerbela Olayı Nedir?
Hicri 61 yılı Muharrem ayının 10. günü (Aşura günü) bugünkü
Irak topraklarında yer alan Kerbela Çölü'nde gerçekleşen bu
olay, tarihî bir trajedidir. İslam halifeliğini binbir entrika
ile ele geçiren Muaviye, ölümünden önce oğlu Yezid'i yerine
halife tayin etmiş ve onun için biat istemişti. Yezid halife
olunca, Hz. Hüseyin'in ve beraberindeki yetmiş iki kişilik az
sayıdaki kafilesinin kendisine biat etmesini talep etti.
Muaviye'nin ölüm haberini ceddi Hz. Peygamber'in şehri
Medine'de alan İmam Hüseyin, Medine Valisi Mervan bin Hakem
tarafından valilik konağına çağrıldı. Görüşmeye gittiğinde
Yezid'in kendisinden biat istediğini öğrendi. İmam, Yezid'in
nasıl biri olduğunu oradakilere anlattıktan sonra böyle bir
şeyi asla kabul etmeyeceğini dile getirerek oradan ayrıldı.
Emevi zulmünden bıkan Müslümanlar, özellikle de Kufe halkı,
İmam Hüseyin'e on binlerce biat mektubu göndererek onu
şehirlerine davet ediyor ve kendilerine önderlik yapmasını
istiyorlardı. Bunun üzerine İmam Hüseyin, durumu yerinde
görmesi için amcasının oğlu Müslim bin Akil'i Kufe'ye
gönderdi. Kendisi de bu sırada hac vazifesini yapmak üzere
Medine'den Mekke'ye doğru yola çıktı.
Fakat Yezid'in ordusundan bir grup, Mekke'de hac vazifesini
yerine getiren İmam Hüseyin'e yönelik bir saldırı planladı.
Kâbe'de kan dökülmesin diye hac vazifesini yarıda kesen
İmam, yanındakilerle beraber Kufe'ye doğru yola çıktı. Kadın
ve çocukların ağırlıkta olduğu bu "Aşk Kafilesi" adım adım
Kufe'ye doğru ilerliyordu. İmam, yola çıktıktan günler sonra
Müslim bin Akil'in şehit edildiği haberini aldı. İmam
Hüseyin'in kervanını görenler onu görmeye ve dinlemeye
geliyor; İmam da bu şanlı mücadelenin felsefesini her
fırsatta dile getiriyordu. Yolda ünlü şair Ferezdak ile
karşılaşınca Kufelilerin durumunu sordu. Ferezdak, İmam'a:
"Gönülleri senden yana, kılıçları sana karşıdır."
dedi.
İmam Hüseyin'in yolunu, Kufe'ye varmadan Hür komutasındaki
bin kişilik Yezid ordusu kesti. İmam Hüseyin, etrafındakilere
bulundukları yerin adını sordu; "Kerbela" cevabını alınca
buraya çadırların kurulmasını istedi.
Kerbela, bilinenin aksine susuz bir yer değildir. Koskoca
Fırat Nehri Kerbela topraklarından geçmekte, yeryüzündeki
bütün canlılar o sudan içmektedir. Ancak Yezid ordusu,
İmam'ın kafilesinin suya ulaşmasını engellemişti. Günlerce
susuz bırakılan, ya biat etmeye ya da savaşmaya zorlanan
İmam Hüseyin ve yakınları, o namüsait şartlarda dahi
Muhammedî çizgiden bir adım bile taviz vermemiştir.
İmam, karşı tarafa savaş dışında başka önerilerde de
bulundu; onlara Medine'ye geri dönmeyi ya da İslam
topraklarının dışına gitmeyi teklif etti. İmam,
"İstediğiniz benim, beni Yezid'e götürün, yanımdakileri
bırakın gitsinler." dediyse de Ömer bin Sa'd
komutasındaki Yezid ordusu, Yezid'in açık fermanını
uygulayacaktı: Ya biat edilecek ya da İmam Hüseyin ve
yanındakiler öldürülecekti. Aşura günü yaşanan bu katliamda
İmam Hüseyin ve yanındakiler birer birer susuz bırakılarak
şehit edildi; kafiledeki kadın ve çocuklar ise esir alındı.
03
Kerbela'nın Önemi Nedir?
Kerbela; hak ile batılın, adalet ile zulmün, vicdan ile menfaatin
karşı karşıya geldiği evrensel bir mesajdır. Hz. Hüseyin'in
"Zillet bizden uzaktır" sözüyle özetlediği duruş, çağlar
boyunca özgürlük, onur ve hakikat arayışında olan herkese ilham
olmuştur. Aşura Günü müminler için yas, muhasebe ve bilinçlenme
günüdür. Kerbela ise yalnızca bir matem değil, aynı zamanda
ahlaki ve manevi bir uyanışın da adıdır. Bugün onu anmak;
mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya verilen bir sözdür.